Operasyon Bakımından İhracat Çeşitleri - İGEME

Operasyon Bakımından İhracat Çeşitleri

Okuma Süresi: 6 Dakika

Operasyon bakımından ihracat çeşitleri 6 tanedir. Her birini detaylı ve örneklerle aşağıda açıklıyor olacağız.

  1. Direkt İhracat

Direk ihracat, ihracatçı firmanın ürününü müşteriye direkt olarak, hiçbir aracı kuruluş devreye sokmadan ihraç etmesi anlamına geliyor. Firma tüm ihracat işlemlerinden, ödeme gibi süreçlerden tamamen kendisi sorumludur.

Firma aracı kuruluşları kullanmadığı için kar marjı yüksek olur. Kontrol tamamen firma elindedir. Müşteri doğrudan sizinle çalıştığı için daha güvenilir bir ilişki kurarsınız. Ürün, firmanız ile marka patent gibi işlemlerde daha korunaklı olursunuz.

Direkt ihracat türünü kullanmak için en uygun zamanlar;

Pazar payını, kar marjını arttırmak isteyen, tüm ihracat işlem ve süreçlerinde yeterli düzeyde ve deneyimde olan, politik, ekonomik ve siyasi risklerinden oluşacak hasar ve zararları karşılayabilecek finansal gücü olan firmalar direkt ihracat türünü kullanabilir.

Firmalar Direkt ihracatı farklı şekillerde kullanabilir. Bunlar;

  • İhracatçı firmalar, diğer ülkelerde satışlarını direkt o ülke içerisinde pazarlamasını yapmak için satış büroları kurabilirler. İhracatçılar bunun sayesinde ürünlerini direkt olarak pazara sunabilirler ve süreklilik oluşturabilirler.
  • Yurtdışı satış temsilcileri, ihracatçı firmanın ihracat yaptığı veya yapmayı düşündüğü ülkede kurulu olan ve ihracatçı firmanın yurtdışı pazarlarda temsil edip ihracatçı firma adına satış yapan firmalardır.
  • Yurtdışı acenteler, ihracatçı firmanın hedef ithalatçı pazarında ihracatçıya müşteri bulan ve ihracatçı firma adına ithalatçı ile anlaşma sağlayan firmalardır.
  • Distribütörler, genellikle ihracatçı firmanın malını ithalatçı ülkeye satmaya yetkili tek kuruluştur. Distribütör firma eğer kurabilirse kendi dağıtım ve satış ağını bayiler aracılığı ile devam ettirmeye çalışır.
  • Toptan ithalatçılar, ihracatçıdan almış olduğu ürünü kendisi aldıktan sonra ülke içerisinde satışını gerçekleştiren ithalatçılardır.
  • İhracatçı firma ithalat ülkesindeki perakendecilere de mal satabilir. Dolayısıyla ithalat ülkesindeki perakendeciler, ihracatçı firmaların ürünlerini ithalat ülkesinde bulunan nihai tüketiciye ulaştıran firmalardır.
  • Nihai tüketiciler, ihracatçı firmanın direkt olarak son tüketiciye ulaşmasıdır. İhracatçı, ithalatçı ülkede açacağı depo ve mağaza türü yerlerde nihai tüketiciye ulaşma imkânına sahip olmaktadır. Bu sayede kar marjını yüksek tutar
  • Elektronik ticaret ile ihracatçı firma direkt olarak müşteriye ulaşma imkanı sağlar.
  1. Dolaylı İhracat

İhracat yapmak isteyen firmanın, süreçleri bilmemesi, yönetecek ve yurtdışındaki ilişlileri götürebilecek teknik bilgisi olmayan personele sahip olmaması gibi nedenlerden dolayı tercih edilmektedir. İhracatçı firma bu işleri yapacak bir aracı firma ile çalışarak bu süreci ilerletmektedir. İşletmeler ülke pazarına dair az bilgi ve deneyime sahip ise genellikle dolaylı ihracatı seçmektedirler. Aracı kuruluşlar gerekli bilgi ve deneyimler ile işletmenin sürecini hızlılaştırarak kolaylaştırıp sonuçlandırmaktadırlar.

Firmalar teknik ve hukuki yönleri öğrenmek yerine tüm dikkatini üretim konusuna yoğunlaştırabilmektedir. Aracının deneyimlerinden sonuna kadar faydalanabilirsiniz.

Dikkat edilecek bir husus vardır. Mal üzerindeki kontrolünüzü kaybetme riskiniz vardır.

hangi zamanda dolaylı ihracat seçeneğini kullanmam uygundur diye soracak olursanız.

Kısa dönemde nakit akışını ve işletme karını arttırmak, sektöre yeni başlamış ya da küçük bir işletme halindeyseniz, Uluslar arası ticari riski yönetemeyecek durumdaysanız, fason üretim yapıyorsanız, ihracat işlem ve süreçlerini kontrol edemeyecekseniz dolaylı ihracat sizin için en uygun seçenektir.

Dolaylı ihracatı türünü, ihracat acenteleri, piggyback ihracat, ihracat yönetim şirketleri, ihracat konsorsiyumları gibi aracılar ile kullanabilirsiniz.

  • İhracat Acenteleri, belirli bir sektörde uzmanlaşmış ya da belirli bir Pazar üzerinde uzmanlaşmış olan genellikle küçük ölçekli firmalardır.
  • Piggyback ihracat, öncelikle piggyback firmaları, ihracatçı firmaların başka ülkelerdeki dağıtım faaliyetlerini yürüten firmalar olarak tanımlanabilir. İhracat ise, yırtdışı pazarlarda belirli bir faaliyet gösteren tecrübeli firmanın dağıtı ağına ürün ekleyerek, eklemiş olduğu ürünü satan firmanın ürünlerinin ihracatını yapması etkinliğidir.
  • İhracat yönetim Şirketi, Üretici adına veya kendi adlarına komisyon karşılığında satmakta ve satışla ilgili işlemleri yerine getirmektedirler.
  • İhracat Konsorsiyumları, aynı veya benzer sektörlerde faaliyet gösteren firmaların süreçlerindeki firma tecrübelerini ve firmaların ihracat hacimlerini arttırmak amaçlı gönüllük esasında bir örgütlenmelerdir. İhracat yapan veya yapmak isteyen KOBİ lerin konsorsiyum altında örgütlenmesini devletimiz desteklemekte ve ‘Sektörel Dış Ticaret Şirketleri’ olarak ifade edilmektedir. SDŞ’lere verilen teşvikler normal ihracat firmalarına verilen teşviklerden daha fazladır.
  1. Transit İhracat

Bir İhracatçının üçüncü bir ülkeden aldığı malı kendi ülkesinden transit geçirerek veya kendi ülkesine ithal edip,kendi ülkesine sokmaksızın diğer bir ülkeye satması olarak tanımlanabilir.

Transit ihracat, transit rejimle çok karıştırılmaktadır. Fakat farklı sonuçlar veren faaliyetlerdir.

Gelişmiş ülkelerin global firmaları transit ihracat ile hammadde ve ara malları ihraç ettiğine tanık olabiliriz. Mesela kahve, kakao, pamuk,tütün gibi ürünlerin üretimi yapmayan Alman Firmaları bu alanda öne çıkarak ihracat rakamlarına önemli katkıda bulunmaktadırlar.

  • Bir ödeme şekli değil, bir ihracat türüdür.
  • Gerçekte bir ihracat işlemi olmadığı için gümrük beyannamesi düzenlenmez.
  • Vergi, resim ve harç istisnası uygulanır.
  • İhracatın yasaklandığı ülkelerde transit ticaret konu olamaz.
  • Ülkemizde yerleşik olan, vergiye tabi çalışan ve esnaf odalarına kayıtlı tüm gerçek ve tüzel kişiler transit ihracat yapabilmektedir.
  • Başka ülkeden alınan mallar millileştirilmeden başka ülkelere satılır. Malın satıcıdan alınıp alıcıya ulaşması ile gerçekleşen bu ticarette malın hangi yerlerden sevk edildiğinin önemi yoktur.
  • Ülkemizde birçok gerçek ve tüzel kişi  transit ihracat yoluyla faaliyet göstermektedir. Mevzuatlar gereği fiili ihracattan kolay olan bu sistem, ülkemize döviz kazandırmaktadır.

Transit ihracat işleyişi üç aşamadan oluşmaktadır;

Fatura Hareketi; malı aldığınız yer size fatura keser, sizinde malı sattığınız yere fatura göndereceksiniz.

Para Hareketi; Alıcının hesabından sizin hesaba, sizin hesaptan malı aldığınız satıcının hesabına olan para hareketi aşamasıdır.

Mal Hareketi; malın satıcıdan satıcıya gitmesidir. Örneğin Bulgaristan ‘dan çıkacak bir tır Arabistan’a gidecekse, tırın üçüncü ülke izni almış olması gerekmektedir. Yoksa Bulgaristan gümrüğüne çıkamaz.

  1. Dahilde İşlem İhracatı

Dahilde işleme ihracatı, ihraç ürünlerine global piyasalarda rekabet gücü kazandırmak, ihraç pazarlarını geliştirmek, ihracatı artırmak ve çeşitlendirmek amacıyla ihracatçıların, vergisiz olarak hammadde, yardımcı madde, mamul gibi malzemelerin ithalatına imkan sağlayarak bu ürünlerin yurtdışına tekrardan ihraç edilmesidir.

Burada ki amaç Türkiye’de ihracat potansiyeli yüksek olan ürünlerin hammaddelerini ithal ederek ihracatı arttırmaktır. Her hammadde maalesef ülkemizde bulunmaktadır. Bunun çözümü ise yurtdışından hammaddeyi getirerek potansiyel ihraç malı üretmektir. Bu sadece Hammadde için değil yarı mamul, mamul gibi malzemelerde de geçerlidir.

İhracatçı firmaların girdi maliyetlerini minimize etmek ve global pazarda rekabet edebilme gücünü arttırmak için, hammadde alırken ihracat yaparak daha fazlasını kazan modelidir.

İhracat yapmayı düşünen firmalar, ihraç edilmesi planlanan ürünlerin üretiminde hammadde, yardımcı madde, yarı mamul, mamul, ara malı ve ambalaj malzemelerinin vergisel yüklerden muaf olmak üzere ve devlete ihracat yapma koşulu bulunmak şartıyla kolaylıklar ve teşvikler yararlanabilirler.

Teşviklerden yararlanabilmek için Dahilde İşleme İzni ya da Dahilde İşleme İzin Belgesi alınması zorunludur. Bu izinleri almak için elektronik ortamda Ekonomi Bakanlığına, dahilde işleme izni almak için ilgili gümrük idaresine elektronik ortamda müracaat edilmesi gerekmektedir.

  1. Serbest Bölge İhracatı

‘Serbest Bölge’, herhangi bir ülkenin sınırları içerisinde bulunan, ülkenin gümrük sınırları dışında kalan, firmaların çeşitli ithalat ve ihracat kısıtlamaları olmaksızın, yoğun rekabet koşulları olan uluslar arası pazarlara girebilme imkanı sağlayan sınırlayıcı faktörlerin en aza indirdiği ‘belirli alanlar’dır.

Dünyada serbest bölge kavramı yaklaşık iki bin yıl öncesine Yunan ve Roma Medeniyetleri’ne uzanmaktadır. Günümüzdeki Serbest Bölge ile benzerlik taşıyan ilk serbest bölgeler ise 18. yüzyıldan itibaren Gibraltar Adası (1704), Singapur (1819) ve Hong Kong’da (1842) faaliyet göstermeye başlamıştır. I. Dünya Savaşı sonrasında, 1929 iktisadi bunalımının ardından, bir çözüm yolu olarak serbest bölgelere yönelme eğilimi ağırlık kazanmıştır. Türkiye de 1927 yılından itibaren girişimler başlamış ancak 1980’lerin başlarında, serbest piyasa ilkelerine ve dışa dönük iktisadi politikalar ile tam anlamıyla gelişmeye başlanmıştır.

Serbest bölge kurulmasının mantığı sanayi mallarının üretim ve ihracatının artırılmasına yönelik olarak, ülkenin ihtiyaç duyduğu yabancı sermaye girişini teşvik etmektir. Bunların dışında istihdam imkanları, teknoloji transferleri, bölgesel gelişmişlik farklılıkları giderme amaçları kuruluş nedenleri arasındadır.

Amaç ne olursa olsun, serbest bölgelerin faaliyet konuları birbirine oldukça benzemektedir. Mallar, serbest bölgeye, gümrük vergisi ve diğer vergiler ödenmeksizin ve gümrük görevlileri tarafından muhafaza altına alınma riski olmaksızın getirebilirler. Serbest bölgelerde yabancı sermayeli üretim durumunda; bölgeye getirilecek olan makine, araç-gereç ve üretimde kullanılacak girdilerden gümrük ve benzeri vergiler alınmamakta, üretimi tamamlanmış mamuller iç pazara veya başka ülkelere ithal edildiğinde, yalnızca mamul mallar üzerinden vergilendirme söz konusu olmaktadır.

Türkiye’de 19 tane serbest bölge bulunmaktadır. Bu bölgelerin avantajları mevcuttur. Bunlar; Bölgede yapılan faaliyetlerden elde edilen gelirler, her türlü vergilerden muaftır ve arzu edilen ülkeye vergisiz transfer edilebilir. Yurtiçi piyasaya mal satışı ve takas yapma izni vardır. Akdeniz, Ege Denizi ve Karadeniz’de yer alan büyük Türk limanlarına yakın mesafelerdedir. Buna ilaveten, bu bölgeler, uluslararası havaalanlarına ve otoyol ağlarına kolay erişilebilecek mesafelere kurulmuşlardır. Serbest bölgelerde fiyat, standartlar ya da mal kalitesine yönelik prosedürel sınırlamalar yoktur. Serbest bölge ile Türkiye arasında Dış Ticaret Rejimi uygulanmaktadır. Serbest bölgeler arası ve diğer ülkelerle ticaret serbesttir. Üreticilere ve ihracatçılara bunlar gibi avantajlar sağlar.

Serbest Bölgeler; vergi, resim, harç bağışıklığından ve gümrük-kambiyo sorumluluklarında istisnalardan yararlanmak isteyen, bürokratik engellere çözüm arayan firmalar, dış Pazar yoğunluklu üretimde bulunan firmalar, uygun fiyatlarla hammadde sağlamak isteyen firmalar, hazır alt yapı avantajlarından yararlanmak isteyen, ithal girdi ihtiyacı olan emek yoğun üretim yapan firmalar, Transit ticaret ve takas geliştirmek isteyen firmalar, müşavirlik ve sigorta şirketlerine yarar sağlanmaktadır.

Sonuç olarak Serbest Bölgeler , İhracata yönelik yatırımı ve üretimi teşvik etmek, doğrudan yabancı yatırımları ve teknoloji girişini hızlandırmak, işletmelere ihracata yönlendirmek ve Uluslar arası ticareti geliştirme amacı güden bölgelerdir.

  1. Mikro İhracat

İhracat yapmak için artık işlem yapmanıza ve prosedürlerle ilgilenmenize gerek yok. Ürününüzü taşıyıcı operatöre ulaştırıp onlara bırakıyorsunuz. Bu ihracat türünde fazlaca büyüme mevcut. Mikro İhracat, ihracat yapacağınız toplam bedelin 7.500 Euro’dan az olması ve 150 kg’dan az olması halinde gerçekleştirilebilmektedir. PTT, DHL, UPS gibi kurumlar ile ürününüzü göndererek prosedürleri minimuma indirerek zaman ve pratiklik kazanabilirsiniz.

Örneğin Düğme üreten bir firmasınız ve internet sitesinden numune olarak talep geldi artık ihracat işlem ve masrafları ile uğraşmadan numunelerinizi daha hızlı ve masrafsız şekilde gönderebilirsiniz.

Normal ihracatta genellikle bir gümrük müşavirlik aracılığıyla beyannamenin onaylatılması gibi prosedürlerle uğraşılmak zorunda kalınır.

Mikro İhracatta, ürünlerinizi Türkçe fatura aslı ve İngilizce fatura ile kargo şirketine telsi etmeniz yeterli olacaktır. Mikro İhracatın hızından ve minimum prosedürden yararlanmak için yetkili bir operatör ile çalışmanız şarttır.

ETGB dediğimiz Elektronik Ticaret Gümrük Beyanı’na ihtiyacınız vardır. Bu beyanı taşıyızı operatörler düzenlemektedir. Gümrük müşaviri veya kendiniz düzenleyemezsiniz.

Müşteri bulabilmeniz için dünyada ki şirketlere ulaşmanızı sağlayan pek çok platform mevcut.

Alibaba, Rakuten, Amazon gibi platformlar mevcuttur. Üyelik ücretli platformlarda faaliyet göstermek istiyorsanız. Ticaret Bakanlığı’nın girişimciler için desteklerden yararlanabilmeniz mümkündür.

Mikro İhracatın avantajları;

  • Mikro İhracatçıların klasik ihracata göre, nakliye gibi yüksek masrafları yoktur.
  • Belirli bir sertifikasyona uymasına gerek yoktur. (hijyen belgesi vb.)
  • Satış öncesi ve sonrası maliyetler düşüktür.
  • Ülkeler arası ikili ilişkiler ve gümrük anlaşmaları uygulanabilir.
  • Alıcı ülkede ki gümrükleme süresi iki gün içersinde yapılır.
  • Vekaletname aranmıyor
  • Cumartesi günü olmasına rağmen gümrük işlemi yapabiliyorsunuz.

 

Murat IŞIK

Genel Müdür

#İhracat #dış_ticaret #ekonomi #ticaret #tim #birlik #tobb #igeme #gümrük #evrim #murat_ışık

 

 

 




Herkesten Önce Haberim Olsun !


Acil Bigilendirme Beni Arayın
Mail Bigilendirmesi Yapın
İletişim Bilgilerinize Ekleyin