Tanımlar, gerçekler, sloganlar ve algılar karıştı. Algı ayarlarınız ile oynamayın. Gerçekler ve hesap makinası ile çalışan bir gözlüğünüz olsun. Google gözlüğü yada sanal gerçeklik gözlüğünü değil. Biraz kara gözlükle bakan gerçek gözlüğünü takın.

Elektronik ticaret; mal ve hizmetlerin; üretim, reklam ile satışının internet üzerinde, güvenli bir ortamda yapılmasıdır.

Bu kapsamda, tüketiciler için fiziki sınırların ortadan kalktığı, tek bir tuşla hayal ettikleri ürün ile hizmetlere ulaştığı, firmalar içinse pazarlama ile satış olanakları sunan bir ortamdır.

İnternetin platform oluşturduğu bilgisayar ağları vasıtasıyla ürün, hizmet ve bilginin,

 Alınıp satılma,

 Transfer olma,

 Yer değiştirme süreçlerini kapsayan gelişmiş bir ticaret modelidir.

Elektronik ticaret; özellikle 1995 yılından sonra internet kullanımının artmasıyla ortaya çıkan, ticaretin elektronik ortamda yapılması kavramı elektronik ticaret ya da kısaca e-ticaret olarak adlandırılır. Mal ve hizmetlerin üretim, tanıtım, satış, sigorta, dağıtım ve ödeme işlemlerinin bilgisayar ağları üzerinden yapılmasıdır. Elektronik ticaret, ticari  işlemlerden biri veya tamamının elektronik ortamda gerçekleştirilmesi yoluyla;

  • Reklam ve pazar araştırması,
  • Sipariş ve ödeme,
  • Teslim, olmak üzere üç aşamadan oluşmaktadır…

Sınır Ötesi E-Ticaret

E-Ticaretin önemli bir parçası sınır ötesi olarak yapılmaktadır. Dünyanın en büyük B2C e-ticaret pazarı olan ABD’de alışverişlerin yüzde 45’inin sınır ötesi olarak yapılması, e-ihracatın önemini göstermektedir.

AB de ortak pazar avantajı sayesinde sınır ötesi e-ticaretin başarılı bir şekilde gerçekleştirildiği bölgelerdendir. 2013 yılında AB genelinde 94 milyon tüketici sınır ötesi e-ticaret kapsamında ürün veya hizmet satın almıştır.

Sınır ötesi e-ticaretin en yaygın olduğu Danimarka’da çevrimiçi nüfusun yüzde 51’i sınır ötesi alışveriş yapmıştır. AB’nin en büyük e-ticaret pazarı olan Birleşik Krallık’ta ise bu oran yüzde 36’dır.

Değer bazında AB’nin sınır ötesi B2C e-ticaretinin 50 milyar Euro ile toplam e-ticaret hacminin yüzde 20’sini oluşturduğu tahmin edilmektedir.

Bu miktarın yüzde 90’ı AB ülkeleri arasındaki e-ticaret, kalan kısmı ise AB dışı ülkelerle e-ticarettir. Tüketicilerin sınır ötesi e-ticaretten yurt içi e-ticarete nazaran daha memnun kaldıkları gözlemlenmektedir.

Tüketiciler açısından sınır ötesi alışverişin en önemli nedenleri arasında fiyatların daha uygun olması, yerli sayfalarda mevcut olmayan ürünlerin ve daha fazla seçeneğin bulunmasıdır.

Üreticiler açısından bakıldığında ise ihracatta boyut ve tecrübe faktörlerinin öneminin azalması ve uzak pazarlara erişimin kolaylaşması, sınır ötesi e-ticaretin en önemli avantajlarıdır. E-ihracata yeni başlayan firmalar pazar paylarını geleneksel ihracatçılara göre çok daha hızlı arttırmaktadır. eBay’de yeni ihracata başlayan firmaların girdikleri pazarlardaki paylarının beş sene içerisinde geleneksel ihracatçılara kıyasla iki kat daha fazla olduğu gözlemlenmektedir.

Boyut açısından bakıldığında ise en küçük yüzde 10 firmanın yüzde 94’ü, en büyük yüzde 10 firmanın ise yüzde 99’u ihracat yapmaktadır. Mesafeye etkisi açısından bakıldığında da e-ihracat, işlem maliyetlerini yüzde 60 oranında düşürerek mesafenin ticarete olan negatif etkisini azaltmaktadır.

Ancak e-ihracat yada sınır ötesi e-ticaret göründüğü kadar kolay bir iş değildir. Ana konu ise 6 milyar insan size nasıl ulaşacaktır. Yazılım şirketlerinin herkese bir e-ticaret paketi satmak adına yarattıkları kamuoyu ve algı ile e-ihracatın uzak yakın bir ilgisi yoktur. Konu eğer fırsatlarsa bir çok fırsat sunmaktadır. Ama asıl konu yaptığımız yatırımın boyutu ne olacaktır. Biz dünya insanlarının bizi fark etmesi için ne ödeyeceğiz.

“Eğer bir ölüyü saklamak istiyorsan google’ın 3 sayfasını seç.” Son zamanlarda duyduğum en değerli laf…

Peki bu ne demek? İnternette ilk sayfada olmak aranınca bulunmak, ürününüzün dünyada bulunup satın alınması için maliyet demek. Bir site açarak ihracat olmuyor demek.

Önce avantajlar sonra bu konuları konuşacağız.

E-dış ticaret özellikle ithalat ve ihracat yapan Kobilere büyük fırsatlar sunmaktadır. Bu fırsatlardan bazılarını şu şekilde sıralayabiliriz;

– E-dış ticaret sayesinde haberleşme ve iletişim maliyetlerinde önemli ölçüde tasarruf sağlanmaktadır.

– Dış ticaret işlemleri daha süratli bir şekilde gerçekleştirilmekte, bürokrasi azalmakta, mal takip ve denetimi kolaylaşmaktadır.

– Uluslararası pazarlama ve reklam faaliyetleri daha kolay ve ucuz olarak gerçekleştirilebilmektedir.

– Ülke dışı istatistiki bilgilere, raporlara ve borsa bilgilerine erişim kolaylaşmakta, böylece pazar araştırmaları masrafsız olarak gerçekleştirilebilmektedir.

– Yeni pazarlara ve dünya müşterisine erişim fırsatı ortaya çıkmaktadır.

– Yeni ürün ve teknoloji transferi kolaylaşmakta uluslararası tüketici trendleri anında takip edilebilmektedir.

– Herhangi bir masrafa katlanmadan uluslararası müşteri ve işletme portföyü oluşturulabilmekte, aracı gereksinimi ortadan kalkmaktadır.

– Yurtdışı yatırım fırsatları, temsilcilik ve distribütörlük gibi olanaklar kolayca tespit edilebilmektedir.

– Küresel pazarlara giriş imkânı sayesinde rekabet gücü artmaktadır.

– Yurtdışında mağaza açmaya gerek kalmadan, sanal mağazalar üzerinden, stok ve mağaza masrafı olmadan ürün sergileme  olanağı doğmaktadır.

– Yalnızca ulusal değil uluslararası teşvik, hibe ve projelerden de haberdar olma ve bunlardan istifade fırsatı doğmaktadır.

– Ulusal veya uluslararası bilgi merkezleri ve sosyal paylaşım siteleri aracılığıyla fikir alışverişi, deneyimleri paylaşma, sorunlara çözümler üretme gibi danışmanlık hizmetleri ücretsiz olarak alınabilmektedir.

– Bazı dış ticaret işlemlerinde, kota, ambargo gibi sorunlar ortadan kalkabilmektedir.

– Özellikle Kobiler açısından düşünüldüğünde, Kobilere etkili ve ucuz bir pazarlama kanalı sunulmakta böylece küçük işletmelerin, büyük işletmelerle eşit düzeyde küresel piyasalara ulaşabilmesi, yüksek yatırım ve harcama yapmak zorunda  kalmadan birçok pazara girebilmesi mümkün hale gelmektedir