fbpx

EĞİTİM İHRACAT DANIŞMANLIĞI

EĞİTİM ihracatı

OKUMA SÜRESİ : 6 DK

300 milyar dolarlık öğrenci pazarı

Dünyada, gittikleri ülkeye ortalama 40 bin dolar bırakan uluslararası öğrenciler önemli bir pazar oluşturdu. 2030’da öğrenci sayısının 10 milyonu aşması ve öğrenci pazarının 500 milyar dolara çıkması bekleniyor. 

Ülkeler arasında işbirliği ve etkileşimin artması, 21. yüzyılda nitelikli insana olan ihtiyacı arttırdı. Nitelikli insan yetiştirilmesi ihtiyacı da uluslararası bir ekonomik pazar oluşturdu. UNESCO İstatistik Enstitüsü verilerine göre; 2000 yılında uluslararası dolaşımda 2.1 milyon öğrenci vardı. 2020 yılında sayısı 7 milyona çıktı.

20 YILDA 2 KAT ARTTI
Dünyada uluslararası öğrenci hareketliliği; 1975’de 800 bin kişi, 1980’de 1.1 milyon kişi, 1990’da 1.3 milyon kişi, 2000’de 2.1 milyon kişi, 2010’da 4.2 milyon kişi, 2002’de 4.5 milyon kişi iken, 2019’da 8.5 milyon kişi oldu. 2020’de 7 milyon kişiye ulaştı. Öğrenci ihracatının dünyadaki payı ise 300 milyar dolar oldu.

HEDEF 15 MİLYAR
Öğrenci pazarının ikinci sıradaki patronu olan İngiltere ise 2030 Hedefini 35 milyar Sterlin (250 milyar TL) olarak belirledi. Türkiye, 7 milyon kişiye çıkan öğrenci pazarından yüzde 0.9 ile yüzde 1.5 arasında değişen oranlarla öğrenci alarak, yaklaşık 3 milyar dolar gelir elde ediyor. 2023′ e kadar bu rakamı 3 yıl içinde 15 milyar dolara çıkarmayı hedefliyor.

YABANCI KOTASI KALKTI
Uluslararası öğrenci pazarındaki payını arttırmayı hedefleyen Türkiye’de bu alanda Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ve Kalkınma Bakanlığı Araştırmalar Merkezi çalışma yapıyor. Türk üniversitelerinin uluslararası öğrenciler için çekim merkezi haline gelmesi için yabancı öğrenci kotası kaldırıldığı gibi yabancı öğrenci sayısına göre üniversitelere teşvik de veriliyor.

TÜRKİYE İÇİN ÖNEMLİ
Türkiye, uluslararası öğrenci pazarından halen 172 bin öğrenci alıp 3 milyar dolar gelir elde ediyor. 2023 hedefi 350 bin öğrenciye ulaşmak. Böylece 300 milyar dolarlık pazardan 15 milyar dolar hedefliyor. Türkiye’nin 2019-2023 ihracat hedefi olan 226,6 milyar TL’yi tutturması için uluslararası öğrenci ihracatı önemli bir kalem oluşturuyor.

ÖĞRENCİ PAZARININ PATRONU ABD
Amerika’nın uluslararası öğrenci pazarından aldığı pay 2019-2020 Open Doors Raporu’na göre şöyle;

*ABD’de yüzde 0.5 artışla yabancı öğrenci sayısını 1 milyon 95 bin 299’a çıkardı.

*Uluslararası öğrenci gelirini bu yıl yüzde 5.5 arttırıp, 44.7 milyar dolar kazandı.

*Dünyada en çok öğrenci alan birinci ülke ABD, en çok öğrenciyi 369 bin 548 kişiyle Çin’den alıyor.

*Çin’den sonra 202 bin 14 öğrenciyle Hindistan, 37 bin 80 öğrenciyle Sudi Arabistan, 26 bin 122 öğrenciyle Kanadalı öğrenciler okuyor.

*ABD’de okuyan Türk öğrenci sayısı bu yıl yüzde 3.4 azalıp, 10 bin 159’a geriledi.

*ABD’den Türkiye’ye ise sadece 78 öğrenci geldi.

*Türkiye’den giden öğrencilerin ABD ekonomisine katkısı 419 milyon dolar.

ULUSLARARASI ÖĞRENCİ NE DEMEK?
‘Yabancı öğrenci’ tanımı yerini Erasmus gibi programlarla ‘Değişim öğrencisi’ kavramıyla da paylaşan eğitiminin tamamını ya da bir kısmını ülkesi dışında bir ülkede alan öğrencilere denilir.

ULUSLARARASI ÖĞRENCİ YASASI NE ZAMAN ÇIKTI?
Türkiye’de TSK’ya bağlı eğitim kurumlarına dışında eğitim alabilen Türk Vatandaşları dışındaki her öğrenci uluslararası öğrenci kabul edilir. Ülkemizde 1983 yılında, 2922 sayılı Türkiye’de Öğrenim Gören Yabancı Uyruklu Öğrencilere İlişkin Kanun ile bu kavram ilk kez yasalaşmıştır.

Eğitim Ekonomisi Üzerine Değer Önerileri
• Devlet kurumlarının bakanlıklar seviyesinde burs verme ve tanıtım faaliyeti düzenleme girişimleri öğrenci çekebilmek için önemli faktörler arasında yer almaktadır. (ABD, Birleşik Krallık, Almanya, Avustralya, Malezya)
• Sadece uluslararası eğitimin planlanması ve desteklenmesi hususuyla meşgul olan; tanıtım ve rehberlik için çok sayıda yurtdışı şubesi ve çalışanı bulunan kuruluşların faaliyete geçmesi yoluyla bu konuda uzmanlaşma yoluna gidilerek uzun dönemli sağlanacak katma değerin ivmesinin artırılması gerekmektedir. (Örnek Ülkeler: ABD, Almanya, Avustralya, Fransa, Yeni Zelanda, Malezya)
• Uluslararası öğrenci hareketliliği üzerine çalışmalar yapacak istatistik ve bilim kurullarının faaliyete geçmesi veya halihazırda bulunan kurullardan birine yüklenen misyonla dünyada uluslararası öğrenci konusunda yaşanan trend değişimlerini analiz ederek mütemadiyen ayar gerektiren şartlara uyum sağlanmasının temin edilmesi gerekmektedir. (Örnek Ülkeler: ABD, Birleşik Krallık, Almanya, Fransa, Avustralya)
• Bölgeler arası ve içi öğrenci hareketliliğinin desteklenmesi amacıyla değişimi hedefleyen anlaşmalar imzalanması ve bu yolla aynı oranda getiri sağlanmasa da tanıtım ve diğer dolaylı faydalara yönlenilmesi gerekmektedir. (Örnek Ülkeler: ABD, Almanya, Birleşik Krallık, Hollanda, Avustralya)
• Ülkeye öğrenim görmek için gelen uluslararası öğrencilerin iş gücü olarak da değerlendirilmesi amacıyla yarı zamanlı çalışma imkanı verilmesi fayda sağlayacaktır. Bu şekilde karşılıklı fayda prensibine uygulanarak öğrencilerin de kendi masraflarını
karşılaması mümkün olacaktır. Ayrıca seçimli staj programları ile öğrencilerin pratik tecrübelerinin artırılması yoluyla hem ülkeye iş gücü katkısı yapılması hem de rekabetin kalitesini yükseltmesi açısından yarar sağlayacaktır. (Örnek Ülkeler: ABD,
Avustralya)
• Sivil toplum kuruluşlarının burs ve staj imkanları ortaya çıkartılabilmesi adına gönüllüleri öğrencilerle ortak bir noktada buluşturma (fon) yoluyla koordinasyon sağlaması gerekmektedir. (Örnek Ülkeler: ABD, Avustralya, İngiltere)
• Uluslararası öğrencilerin ülkeye girişlerinde her türlü vize kolaylıklarının sağlanması Türkiye’nin tercih edilebilir bir durak haline gelmesinde önemli bir köşe taşı teşkil edecektir. (Örnek Ülkeler: ABD, Birleşik Krallık, Avustralya)
• Uluslararası eğitim sektöründe tercih edilebilirliği artırmanın önemli bir yolu olarak da Türkiye’nin markalaşarak isminin duyulduğunda önemli bir anlam ifade edecek hale gelmesi için çalışmalar yürütülmelidir. (Örnek Ülkeler: ABD, Birleşik Krallık,
Almanya, Fransa, Avustralya, Yeni Zelanda, Malezya)
• Ülke içi ve dışında sisteme dahil olan tüm iç dinamiklerin katkıda bulunacağı çalıştaylar düzenlenmesi etkileşimi artıracağından ilerlemeyi hızlandıracaktır.
• Uluslararası öğrencilere yönelik yapılan tanıtımlarda üniversitelerin birbiriyle rekabeti yerine ortak tanıtım yöntemlerini kullanmaları Türkiye değerinin yükselmesine sebep olacaktır.
• Dünyada hızla yükselen açık öğretim sistemleri ve İnternet üzerinden gerçekleştirilen programların altyapı çalışmalarının hızlandırılması gerekmektedir. Uzun yıllardır bu konuda deneyime sahip Türk eğitim sistemi oryantasyon aşamasını hızla atlatarak verim sağalamaya başlayacaktır.
• Üniversitelerin belli alanlarda uzmanlaşmaya gitmesi hem birbirlerini rakip olarak telakki etmemelerine yol açarak ortak hareketi teşvik edecek hem de aynı öğrenci kitlesine hitap etmeden etki alanını genişletecektir.
• Öğrencinin üniversite seçerken ileride yakalayabileceği iş imkanları da önemli bir etken olarak göz önüne alınmaktadır. Fakat üniversitelerimizdeki programlar iş dünyasının ihtiyaçlarına cevap verebilecek şekilde tasarlanmamıştır. Uluslar arası öğrencilerin beklentilerinin iş dünyası ile kesiştirilmesi amacıyla ortak çalışmalar yürütülerek üniversite, öğrenci ve özel sermayenin fayda sağlamasına hizmet edilecek ayrıca tercih edilirliği artıracaktır. 
Ayrıca Türkiye’de üniversite öğrenimi almış uluslararası öğrencilere, belirli bir başarı ortalamasını yakalaması halinde otomatik olarak çalışma izni verilmesi de başarılı öğrencilere ayrı bir motivasyon unsuru oluşturacaktır.
• Bağımsız olarak oluşturulacak kalite değerlendirme, onaylama ve tanımaya yönelik kurumların nüfuz alanının genişletilmesi uluslar arası öğrencilere referans niteliğinde bir kaynak sağlayarak sistemin daha etkin işleyişinde pay sahibi olacaktır.
(2005 yılında ulusal çerçevede kalite güvence sistemine yönelik “yükseköğretim  kurumlarında akademik değerlendirme ve kalite geliştirme” isimli bir yönetmelik çıkarılmıştır.)
• Kalitenin artırılması ile ilgili bir diğer husus ise öğrenci başına yapılan harcamaların artırılması ve verimli bir şekilde kullanılmasıdır. Bu konuda OECD ülkeleri içinde  Türkiye’nin sıralaması bir hayli düşüktür.
• Dünya genelinde hem lisans eğitimi almak isteyen öğrencilerin sayısında hem de mesleki alanlardaki hızlı değişikliklere ayak uydurmak için kendilerini sürekli geliştirmek isteyen çalışanların sayısında hızlı bir artış yaşanmaktadır. Bu durum teknolojinin de gelişmesine paralel olarak uzaktan eğitimi ön plana çıkararak sağlanan faydanın artırılmasına yardımcı olacaktır. Dünya üzerinde milyonlarca öğrenci kendi ülkelerinde ikamet ederek başka bir ülke okulundan yüksek öğrenimini sürdürebilir pozisyona gelmiştir.
• Uluslararası öğrencilerin sayısının artırılması için bir diğer metot akademisyenlerin rekabet ortamının geliştirilerek kalitelerinin artırılmasıdır. Yurtdışından getirilmesi mümkün kariyer sahibi akademisyenlerin ülkemizdeki eğitim kurumlarını tercih etmemesindeki önemli nedenlerden biri özlük hakları ve akademik özgürlük hususunda yeterli ilerlemenin kaydedilememiş olmasıdır. Akademisyenlerin bağımsız araştırmayla elde ettiklerini ifade etme ve öğretme hakkı güçlendirilmelidir. Bu konuda yapılacak çalışmalar kalitenin artırılıp dolaylı olarak uluslar arası öğrenci çekilebilmesinde rol oynayacaktır.
• Üniversitelerin yaşam boyu öğrenme programlarına ağırlık vererek sadece 18-25 yaş arası nüfusa hitap eden kurumlar olmaktan çıkması ve hedef kitlesinin büyütülmesi yoluyla öğrenci sayısının artırılması mümkün olacaktır.
• YÖK, üniversiteler ve iş dünyası arasında üst düzeyde bir “Yükseköğretim-İş Dünyası İşbirliği Forumu” kurulmalı ve bu forum, YÖK ve üniversitelere meslek eğitimi konusunda tavsiyeler de bulunmalıdır.
DEİK RAPORUNDAN…
https://www.deik.org.tr/Uploads/Uluslararasi-Yuksekogretim-Hareketliligi-ve-Turkiye-Nin-Konumu-Raporu-2.Pdf

Sohbet
Nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba :)
Sorularınızı bize iletin.