Türkiye’de resmi temsilci bulundurma şartını yerine getirmeyen sosyal medya platformlarına yeni cezaların gelmesi beklenirken İGEME Genel Müdürü Murat IŞIK, reklam yasağından Türk şirketlerinin olumsuz etkileneceği konusunda uyardı.

1 Ekim 2020’de yürürlüğe giren ve kamuoyunda “Sosyal Medya Yasası” olarak bilinen 7253 sayılı kanunda yapılan değişikliklerle Türkiye’de faaliyet gösteren ve günlük erişimi bir milyondan fazla olan yabancı kaynaklı şirketlere uymaları gereken bazı kurallar getirildi. Facebook, Instagram, Periscope, TikTok, YouTube ve Twitter gibi sosyal medya devlerinin bu konuda nasıl bir adım atacağı ise ilk günden beri belirsizliğini koruyor.
Cezalar neler olacak?
Kanunun gereğine uyulmadığı takdirde, söz konusu şirketlere uygulanacak 5 maddelik cezalar ise şöyle sıralanıyor:
• Yükümlülüklerini yerine getirmeyen sosyal ağ sağlayıcılarına 10 milyon lira idari para cezası uygulanacak.
• Bu cezanın tebliğinden itibaren 30 gün içinde de yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde sosyal ağ sağlayıcıya, bu defa 30 milyon lira idari para cezası kesilecek.
• İkinci kez verilen idari para cezasının tebliğinden itibaren 30 gün içinde bu yükümlülük de yerine getirilmezse reklam verilmesi yasaklanacak.
• Reklam yasağı kararından itibaren 3 ay içinde yükümlülükler yerine getirilmezse internet trafiği bant genişliği % 50 daraltılacak.
• Yükümlülüğe uymamakta ısrar eden sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliği yüzde 90 daraltılacak.
Reklam yasağı ihracata da zarar verir, Sağlık turizmini sekteye uğratabilir.

Reklam yasağının ihracata da büyük zarar verebileceği görüşündeyiz: “Yurt içinde ve dışında sadece bu reklamlar ile çalışan alım ve satımını yapan çok büyük bir kitle var.

Bu kararlar alınırken, covid sonrası nerde ise tek reklam ve pazarlama alanını yasakladıklar. Şu anda yurt dışına ürün satan insanların sosyal mecralardan başka reklam yapma şansı yok. Dünyada bu kadar büyük bir kitlenin kullandığı ve hedeflemelerin ülke bazında, dil seçeneklerine göre yapılabildiği başka mecra yok.

Yurt dışı pazarına hitap eden sağlık turizmi, eğitim, turizm ve gayrimenkul sektörlerinin reklam yasağından olumsuz etkilenecektir. “Şu anda ihracat yapan firmaların birçoğu covid nedeni ile zaten gidip bir yerde fuar açma şansına sahip değil. Uluslararası hareketlilik durmuş. Sosyal medya üzerinden küçük paralarla, o kişileri rahatlıkla hedefleyebiliyor ve bu da yeni bir ticaret kapısı açıyor. Sağlık turizmi tamamen bunun üzerine kurulu. Herhangi bir acente yapısından ziyade hastaneler dijital pazarlama üzerinden hastalara ulaşıp yurt içine getiriyorlar. Yaklaşık 3 milyar dolarlık da bir hacim yaratılıyor. Yurt dışına konut satan firmalar var. Şu anda konut sektörü ayakta kalıyorsa yurt dışına yapılan satışlarla ayakta duruyor. Bunlar da müşterilerini dijital mecralar yoluyla buluyor. Alternatifsiz bir alan olarak karşımızda dijital pazarlama araçları var. Bu alanda yasaklanacak. Biz ne yapacağız?

Sağlık Turizminde ilk iletişimin %81’i dijitalde gerçekleşiyor. Bu yasaklar ülkemiz de hizmet ihracatınının gerilemesine ve direkt dolaylı 3 milyar dolar gelirin önünde tehlike olarak görünüyor. Bu nedenle dijital platformların bir an önce kurallara uymasını umut ederken bir an önce bu konun çözülmesi için gerekli çalışmaların yapılması gerekir.

Türk sağlık turizm sektörünün dijital pazarlama temelli çalışma yapısı, uluslararası alanda kazandığı ivmeyi kaybetme riski Sağlık sektöründe çalışan ve bu alana destek veren servis hizmetleri konusunda ciddi bir işsizlik riski barındırıyor. Sağlık Turizmi, ihracat ve etihracatın karşısındaki bu sorunun çözümlenmesi için karar vericilerin bir an önce çözüm bulması gerekiyor.

#facebooktürkiye #googletürkiye #2021 #instagram #ihracat #sağlıkturizmi #igeme #gateoftec #medicalinturkiye