Bir ülkenin zenginliği doğal kaynakları, döviz, istihdam seviyesi ile ölçülürken, asıl önemli olan bünyesinde bulunan girişimci sayısıdır.

Girişimcinin bir ayağı iç pazarlarda ise, diğer ayağı da dış pazarlarda olmalı.

İhracatın artması ile aktif ihracatçı sayısının artması paralellik gösterir. Firmalarımız, kapalı ekonomiden – açık ekonomiye geçişte değişen sürece uyum sağlamaya çalışmış ancak dış ticarette gerekli olan yeterli donanıma sahip olmadıklarından zamanla başarılı öykülerin yanında başarısızlık öyküleri de oluşmuştur.

Başarısızlık öyküleri, firmalarımızı dış ticaret alanından uzaklaştırmış, onların pasif ihracatçı olmalarına neden olmuştur.

İhracatta iki tip firma yapısı karşımıza çıkmaktadır;

  • Birçok alanda eksiği olduğunun farkında olan, bu eksikliği danışmanlık şirketi ile gideren,
  • Çevresini, piyasayı takip ederek işlerini kendi yürüten firmalardır.

Yapılan incelemeler sonucu; en çok zarara uğrayan firmaların herhangi bir dış ticaret eğitimi almadan yalnızca çevresindekilerden duyduklarını uygulayanlardan oluştuğu tespit edilmiştir.

Evet , ihracat yapmayı girişimci olmayı çok istiyoruz .. Ancak bunun için yeterli bilgi ve belge sahibi miyiz?

Personel ve altyapı çalışmalarımız aktif mi?

Hedef bölge ve hedef ülke tespiti yapıldı mı? ki yapılması gereken bu.

Ya da tam tersi yakın ülke, zaten diğer firmalar da o ülkeye satış yapmış düşüncesiyle rastgele bir zar atılırsa doğal olarak risk sonucu oyunu kaybetme olasılığı yüksek olur.

Örneğin; İhracat ile tiyatro oyununu birbirine benzetirsek,

Tiyatro oyununda; oyuncuların belli bir deneyime, donanıma ihtiyaçları vardır.  Tiyatro oyununda da bir ürün alıcısına sunulmakta, sunulmadan önce o ürünü, müşteriyi iyi analiz edip eksikleri fark edip düzenleme yapmak gerekir.

Bir trajedi oyununun, ilgilisinin çocuk grubundan oluşmayacağını bildiğimiz gibi ihracatta da pazarımızı iyi tespit etmek gerekir.

Kostümler, aksesuarlar girişimcinin aldığı eğitimleri nitelendiriyor diyebiliriz.

  1. Dış ticarette gümrük, banka, sözleşmeler
  2. Dış ticarette teslim şekilleri
  3. Ödeme şekilleri

İhracatta müşteri bulma gibi eğitimler söz konusudur.

Takdir edilmelidir ki, işlemlerin bir profesyonel kurum tarafından yapılması, üretilen bilgilerin doğruluğu açısından önem arz etmektedir.

Bütün bunları bir hikâye ile özetleyecek olursak,

Adamın biri çukura düşer ve “imdat” diyerek yardım ister.  Çukurun yanından geçen bir papaz sesin geldiği yere doğru yönelir ona bir dua yazacağını ve 100 defa okuması gerektiğini böylece kurtulabileceğini söyler. Adam, papazın dediğini yapmış ancak çıkmayı başaramamış.

Sonra bir doktor kendisine bir ilaç atacağını 1 saat sonrasında harekete geçmesi gerektiğini söylemiş ama nafile. Adam doktorun dediğini de yapmış.

Daha sonrasında kendi arkadaşı duymuş adamın bağırışlarını ve kendisi de çukura atlamış.

Çukurdaki adam; daha da ümitsizliğe kapılmış. Arkadaşı; merak etmemesi gerektiğini, o çukura defalarca düşüp, kurtulduğunu bu konuda uzmanlaştığını söylemiş.

Hikâyeden çıkarılacak mesaj şu;

Nereden eğitim, hizmet alırsanız alın, önemli olan eğitimi aldığınız kurumdakiler daha önce hiç çukura düşmüş mü lütfen buna yoğunlaşın.

Örnekle anlatacak olursak; Akdeniz Bölgesi’nde tatlı biber üreticisi bir firma, ürün ve ülke ile ilgili analiz yapmadan sırf biber yediklerinden dolayı Meksika’da bir gıda fuarına katılır, tanıtım yapar ve potansiyel müşteriler bulmayı hedefler.

Fuarda her şey yerli yerinde olmasına rağmen kimse standa uğramaz, ilgilerini çekmez. Bu olumsuzluk sonrası firma sahibi araştırma başlatır. Meksika’nın acı biber tükettiği sonucuna varır.

Ama iş işten geçmiştir.

Araştırmanın, veri toplamanın, analiz etmenin önemini önceden kavramış olsaydı firma için olumlu bir sonuç olacaktı. Bilgi oluşturabilen, arşivleyen ve yönetebilen firmalar, ihracat sürecini rahat kurgulayabilmekte, pazarda bilginin getirdiği rekabet avantajı ile isteklendirme sağlayabilmektedirler.

Yazar : Betül