İhracat sadece ihracatçı için midir yoksa bütün toplumu mu ilgilendirir?

Filozoflar sorgular, merak eder, araştırır ve sonuca ulaştırır. Bizde bu düşünce üzerinden gidersek asıl sorgulamamız gereken soruyu araştırmamız lazım. Acaba İhracat ne için vardır? Sadece İhracatçı için mi var? Yoksa başka kolları da var mıdır?

Bu soruları değerlendirmek ve çözüme kavuşturmak için aslında sanrımızdan ötesin de görmemiz gerekiyor. Biz üretiyoruz sonra satıyoruz onlarda alıyor mantığı ile ilerlersek evet sadece ihracatçı içindir. Biraz daha detaylandırırsak ülke ekonomisinden başlayarak sosyolojik etkilerine kadar araştırılması gereken ihracatı araştırmasında hangi bilim dalları veya kollarından yararlanmalıyız? Bizim temel sorunumuz basit yaklaşımdan uzaklaşamadığımız için sürekli NEDEN SATAMIYORUZ? Sorusunda kalıyoruz. Asıl sorun satamamak değil asıl sorun acaba biz hangi ülkedeki hangi tip insanlara yönelik ürün üretiyoruz diyagramının cevabı.

Üretim dediğimiz ve sanayi devrimi ile geliştirdiğimiz bu düzen içinde insanların zevklerine, ihtiyaçlarına yönelik ürünler üretme yeteneğimiz gelişti. Sanayi devrimi üretimin gelişmesinde rol oynarken bunları tek başına yapmadı bilimden faydalandı. Artık bizimde bilimden faydalanarak bunun içinde sosyolojiden, felsefeden, sosyolojinin alt dalları yönetim ve işletme gibi bilim dallarından, eğitim biliminden, matematik biliminden, sanayi biliminden, kimya bilimine hatta güzel sanatlar biliminden faydalanarak kobilerimizi nasıl ülke ekonomisine daha faydalı hale getirebiliriz diye düşünme zamanı.

İhracat yapmak için, istatistik, pazarlama, reklam, marketing, veri analizi, iktisat ve işletme bilimlerine hakim olmak, uluslar arası ilişkiler ve gündeme ilişkin analizleri değerlendirecek kadar politika bilmek, zamanın ruhuna uygun dijital pazarlama, sosyal medya, internet kullanmak ve okumak ile iletişim dili ve müzakere bilimleri konusunda bilgi sahibi olmak gerekir.

İşte tüm bu nedenlerden dolayı ihracat multi disipliner bir çalışmadır.