20 yıldır bu alanda çalışıyorum. 4 yıl kadar önce bir iş adamımız bana hala ihracatı geliştirmek için çalışıyor olduğunu söylediğinde ne kadar üzülmüştüm. Yaptığım işin ideallerin küçümsendiğini düşünmüştüm.

Dün bayram sohbeti diyeceğiniz bir muhabbetin sonunda konu aynı yere geldi. İhracat nasıl yapılmalıydı. Benimle konuşuyor muhabbet ediyor hatta futbol konuşsanız bile konu günün sonunda ihracata hatta futbolcu ticareti ile Beşiktaşın 2015 te ilk bin ihracatçıdan biri olması gerektiğine gelirdi. Belki de bu aralar o yüzden konuşacak kimseyi bulamıyorum.

Neyse… Bu sohbette çokta başarılı görülmeyen, aslında çalışmayan ve dar gelirli yaşayan bir arkadaş ihracatın nasıl yapılması gerektiği konusunda fikirler üretirken 10 da 8 başarı ve isabet sağladı. Bazı fikirleri o kadar oturaklıydı ki ben şaşırdım.

O zaman sorun ne idi. Madem herkes bu gerçekleri şöyle ya da böyle biliyorsa problem nerede…

Problem “sistematik akışkan suyun oluşum teorisinde” dersem mi dikkatinizi çekeceğim yoksa azimle sı… mermeri deler dediğim demi?

Çünkü tek problem sistematiğin evre ve elemanlarının aynı inanç ve kararlılıkta bunu yapmamasın da. Bunun için gerekli özen iyileştirme ve sürdürülebilir strateji ile başarı zamanlaması ile ortaya çıkan durumu yönetememesinde dir.

Kısaca inanç yoksunluğu, vasat çalışma kafası ve kısa vadeli plan ile bütçelenmesinden kaynaklanmaktadır.

Çözüm Türk gibi başlamak ve alman gibi bitirmek. Yani sistem…

Sistemi kurmak ise sancılı bir süreç. Bunu kim yapacak. Kimse yapmıyor sa ben yapacağım.

Diyebilmeli insan…