Ayakkabı, patates, halı, makine ve su; her biri farklı sektörlerden bir ürün. Ürün, mal, eşya, meta gibi farklı disiplinlerde farklı karşılıkları bulunsa da, ihtiyacı karşılamaya yönelik mali değeri olan nesne olarak tanımlayabiliriz. Hayatta kalma ihtiyacımız için satın aldığımız gıda ve içecek ürünleri, dış etkenlerden bizi koruması için bütçe ayırdığımız giyim ürünleri, üretim için ihtiyaç duyduğumuz makineler, iç piyasada geleneksel yöntemlerle, bir şekilde üretilen ürün, alıcıya ulaşsa da ihracatta durum biraz bundan farklı.

Küreselleşen dünyada, sonsuz rekabet içinde, bir ürünü satmak kolay mı? Her ülkenin kendine ait yasal düzenlemeleri ve standartlarını belirleyen kalite sertifikaları var.  Markanızı ya da ürünlerinizi başka bir pazarda satmak istiyorsanız, ülke kurallarına uygunluğunuzu, kalite standartlarına göre üretim yaptığınızı, hatta kimi zaman, çocuk işçi çalıştırmadığınızı ISO, TSE, FDA, CE gibi belgeler ile ispatlamanız gerekir ki, ürününüzün yeni pazara girişindeki ilk şartları yerine getirebilin.

Kalite belgeleri ve sertifikalara ilave bir de ürünün serbest dolaşımı ile gümrüksüz satış hakkı, ihracattaki rekabette etkili bir unsur olarak karşımıza çıkar. Serbest dolaşım kapsamında düzenlenen ATR ve EUR1 & EURMED ihracatta gümrük indiriminden faydalanmamızı sağlayan evraklardır. İthalat ya da ihracat işlemi öncesi, vergi oranları ile ilgili düzenlemeleri öğrenmek için serbest dolaşım belgesi varlığı kontrol edilmelidir. Rekabetçi fiyatlarla, pazara giriş için analiz yapılmalı ve hangi pazarda hangi evrak istendiği ile ilgili belgeler araştırılarak ticarete başlanmalıdır.

Yazar: İpek KOZA