Pamukta GDO

Dünyada pamuk ihtiyacı artış gösterirken genetiği değiştirilmiş pamuk tohumları geliştirilmesi yaklaşık 5 sene önce büyük tartışmaya yol açmıştı. Hatta yeni geliştirilen ürüne de ‘Bt-pamuk’ adı verildi. Yerleştirilen genler, bitkinin zararlı organizmaları öldüren zehir üretmesini sağlıyor denildi. Bt-pamuk iyi mi, kötü mü? Herkesin farklı bir fikri vardı. İlk başta Hindistan’da üretilmeye başlayan bu tohum ziraatçılar tarafından da avantajlı görüldü. Şimdi tekrar gündemimizde.

Hasat zamanından önce etkinlik yapıldı. Bu etkinlikte Akdeniz ülkeleri ve dünyada pamuk sektörünün genel durumu ele alındı.

Tekstil ihracatı 30 milyar dolara yaklaşan Türkiye pamuk üretimini arttırıyor. Olumlu bir gelişme olarak görüyoruz çünkü Türkiye, pamukta dünyanın en büyük ithalatçısı ülkelerinden birisi olarak dışa bağımlı hale geldi. Peki Türkiye diğer ülkeler gibi genetiği değiştirilmiş pamuk üretimine neden girmedi? Faydası oldu mu?

Evet bu durum Türkiye’ye prestij kazandırdı. Çiftçilerin genetiği değiştirilmiş tohumlara karşı direnişini ekonomik ve ekolojik gerekçelere ve tarihi nedenlerle de bu girişime karşı çıktılar.

Ulusal Pamuk Konseyi bir süreden beri genetiği değiştirilmiş pamuk konusunda önemli araştırmalar, çalışmalar yapıyor. Elde edilen sonuçları Ulusal Pamuk Konseyi Genel Sekreteri Prof. Dr. Ünal Evcim 2. Akdeniz Pamuk Yolu etkinliğinde açıkladı.

GDO’lu pamuk ile ilgili yalanlar ve gerçekler özetle şöyle:

1- Dünyada ilk kez 1995-96 sezonunda Amerika Birleşik Devletleri ve Avustralya’da genetiği değiştirilmiş pamuk üretimi ticarileşti. Daha sonra Çin ve Pakistan’ın katılması ile dünyanın 4 büyük pamuk üreticisi GDO’lu pamuk üretimine geçti. Dünyada pamuk üreten 61 ülkenin 15’inde GDO’lu pamuk üretiliyor. Bu dönemde Türkiye,Yunanistan ve İspanya ise GDO’lu pamuk ekimini yasaklayan 3 ülke oldu.

2- Üretiminin başladığı 1995-96 sezonunda toplam ekim alanlarında yüzde 2 paya sahip olan GDO’lu pamuk, 2011 yılına kadar sürekli olarak payını artırdı ve yüzde 70’lere ulaştı. Son 5 yılda dalgalı bir seyir izlerken 2015’te en yüksek seviye olan yüzde 78’e çıktı. 2016’da ise yüzde 75’e geriledi.

3- Genetiği değiştirilmiş pamuk üretimini savunanların iddiasına göre, GDO’lu pamuk üretimi ile;verimde artış,insektisit (böcek ilacı) kullanımında azalma, çalışan güvenliğinde artış, toprak işlemede azalma, ekonomide iyileşme yani maliyet düşerken gelir artıyor.

4- Bir başarı öyküsü olarak anlatılan GDO’lu pamuk üretimi ile verimde bir artış olmadığı verilerle ortaya konuluyor. Pamukta verimde genel bir artış zaten vardı. Son 10 yılda ise verim yavaşladı. Lif verimi GDO’suz pamuk üreten Türkiye’de daha çok artıyor. Çünkü Türkiye pamuk tohumunda 80 yıldır ıslah çalışmaları yapıyor.

5- Zirai ilaç kullanımı azalmadığı gibi, GDO’lu pamukta kullanılan ilaçlar “ikincil zararlıların gelişmesi” sorunu yarattı. GDO’lu pamuk üreten ülkelerin hepsi bu sorunu rapor ediyor. Hedef zararlıya karşı ilaç uygulamanın azalması, beraberinde hedeflenmeyen zararlı türlerinin gelişmesine yol açmakta ve daha önce ikincil öneme sahip olan bu zararlılar birincil öneme sahip zararlı konumuna gelmektedir. ayrıca yararlı böcekler de öldürüldüğü için yeni sorunlar ortaya çıkıyor. Hindistan bu sorun nedeniyle GDO’lu pamuk üretiminden vazgeçiyor.

6- Yapılan araştırma sonuçları GDO’lu pamuk üretiminin maliyetleri azalttığı geliri artırdığı tezini de doğrulamıyor. GDO’lu pamuk üreten ülkelerin çoğunluğu özel firmaların GDO’lu pamuk tohumu teknolojisi için çiftçilere çok yüksek harçlar yüklediklerinden yakınmakta, tohum maliyetlerindeki artışın ilaç ve toprak işleme maliyetlerinde sağlanan iyileşmeyi aştığından yakınmaktadır.

7- Teknoloji maliyetinin ülkeler arasında önemli farklılıklar göstermesi bir başka yakınma konusu.“Dışa Bağımlılık” GDO teknolojisine sahip olmayan ülkeler için büyük önem taşıyan bir diğer handikap olarak öne çıkıyor. Burkina Faso elyaf kısalığı nedeniyle GDO’lu pamuk ekimini bırakıyor.

8- GDO’lu pamuk üretiminde ortaya çıkan bir başka önemli sorun ise, pamuk tohumundan, çekirdeğinden yağ elde ediliyor. Bu yağ insanlar tarafından gıda maddesi olarak tüketildiği gibi, hayvan yeminde de kullanılıyor. Üstelik bu ürün etiketine yazılmıyor. Dolayısıyla insan ve hayvan sağlığı ile çevre de olumsuz etkileniyor.

9- Bugün GDO teknolojisi gelişmiş ülkeler için ucuz olsa bile geri kalmış veya gelişmekte olan ülkeler için çok pahallı bir teknoloji. Aynı zamanda GDO’lu tohum bağımlılığı nedeniyle ülkeler bağımsızlığını yitiriyor.

Özetlersek, gelinen noktada Hindistan, Burkina Faso gibi ülkelerde olduğu gibi yaşanan sorunlar nedeniyle genetiği değiştirilmiş pamuk üreten ülkeler bu teknolojiyi terk ediyor. Pamukta GDO’nun yarardan çok zarar getirdiği nihayet anlaşılmaya başlandı.