Rönesans Dönemi Ve Sonrasında Sağlık Turizmi - İGEME

Rönesans Dönemi Ve Sonrasında Sağlık Turizmi

Okuma Süresi: 3 Dakika

Rönesans Dönemi Ve Sonrasında Sağlık Turizmi
Yıllar boyunca var olan ve geçen zaman diliminde kendine birşeyler katarak ilerleyen sağlık turizminde, günümüze gelene kadar ki aşamalarında Rönesans dönemi sonrası büyük etki etmiştir.
Rönesans Dönemi Ve Sonrasında Sağlık Turizmi

14. Yüzyıldan 17. Yüzyıla kadar olan Rönesans dönemi Avrupa ve ingiltere’de sağlık turizminin geliştiği bir dönemdir. Sular Kasabası olarak bilinen bir köy, 1326 yılında demir zengini sıcak su kaynaklarının bölgede keşfedilmesinden sonra bütün Avrupa’da ünlü olmuştur ve başka ülkelerden gelen insanların akınına uğramaya başlamıştır. (1)

16. yy da Kökünü Romanların “salude par aqua” yani sudan gelen sağlık deyişinden alan “SPA” kelimesinin ilk kez bu tarihlerde kullanıldığı da düşünülmektedir ve Rönesans döneminin sonlarına doğru, bütün Avrupa’dan asilzadeler temizlenmek ve tedavi olmak için bu şifalı sulara gitmişlerdir.

1600’lerde İngiliz ve Hollandalı kolonistler, mineral su kaynaklarının yakınlarında ahşap kabinler inşa etmeye başlamışlardır. Bu kabinlerde tedavi edici kürler uygulanmaya başlanmıştır. Amerika yerlilerinin iyileştirme sanatında çok usta oldukları da bu zamanda keşfedilmiştir. Hollanda’nın bitkisel tıp konusundaki bilgileri Avrupa, Asya veya Afrika’dakilerle kıyaslanabilecek derecede ileride olduğu gözlenmektedir. (1)

18. ve 19. Yüzyılda Avrupalılar ve Amerikalılar dünyanın uzak köşelerine verem gibi hastalıklara çare bulmak amacıyla gitmeye devam etmişlerdir. Selçuklu hükümdarları gerek gördüklerinde kendi tıbbi bakım ve tedavileri için hekim görevlendirmişlerdir. Büyük Selçuklular döneminde klasik tıp anlayışı yaygınlaşmıştır. Buralarda cüzzamhaneler ve körhaneler gibi sağlık tesisleri ile kaplıcalar açmışlardır.

Osmanlı İmparatorluğu döneminde ise özellikle toplum sağlığı konusuna çok önem verilmiştir. Osmanlılar, sağlık sahasındaki çalışmalarında hastaneler, tedavi merkezleri, kaplıcalar olduğu görülmektedir. Bunun yanında aynı zamanda, içme suları, besin maddelerinin kontrolü, kanalizasyon ve ölü gömülmesi gibi birçok sağlık konularıyla da ilgilenmişlerdir. Bu konulardan çoğu, Osmanlı imparatorluğunun din anlayışına paralel giden gelişmelerdir.
Rönesans Dönemi Ve Sonrasında Sağlık Turizmi; Özellikle savaşta büyük başarılar sağlayan padişah ve yakınları ve birçok devlet adamı ve hanımlar bırakmak istedikleri eserlerde sadece camii, medrese yaptırmakla kalmamış ve bunların yanı sıra hastane ve sağlık merkezleri de yapmışlardır. O zamanın şartlarında hastane ve sağlık merkezlerinin yapılması demek, tedavi edeek doktorların olduğunu ve tıp eğitimine verilen önemi de göstermektedir. Bunun yanında Anadolu da aşıcı kadınların yer yer dolaşarak küçük çocuklara çiçek aşısı yaptıkları, geleneksel olarak devam ettirilen ebelik hizmetlerinin de varlığından söz edilmektedir. (2)

1997 de A.B.D. ve Avrupa artık ticari ve endüstriyel merkezler olmanın yanısıra, Dünya’nın sağlık bakım merkezleri de olmuşlardı. Ancak sağlık seyahati çok zenginlerin faydalanabileceği bir kavram olarak düşünülüyordu. Zengin ve soyluların tedavi için başka ülkeye gitmesi büyük bir lüks sayılmaktaydı. 1960’larda A.B.D.’de Yeni Çağ akımı başladıktan sonra Hindistan önemli bir durak haline gelmeye başlamıştır. Daha çok alternatif tedavi yöntemleriyle büyük kitlelere duyurulduğu Hindistan, uygun fiyat avantajıyla da cazibe merkezi olmuştur. Amerika ve İngiltere’nin sosyetesini cezbeden yoga ve ayurvedik tedavilerinin eklenmesiyle sağlık turizminde kendine yeni bir yer bulmuştur.

1980’lerde ve 1990’larda ise sağlık hizmeti masraflarının artmasıyla ABD’li hastalar Orta Amerika’da diş tedavisi görmek için deniz aşırı ülkeleri tercih etmeye başlamışlardır. Giden hastaların düşüncesine göre, kendi ülkelerinde yapacakları tedavi masrafları, bir başka ülkede tedavi olma, yeni yerler görme ve daha kaliteli hizmet almaktan daha pahalıya gelmekteydi.

Rönesans Dönemi Ve Sonrasında Sağlık Turizmi; İlk başta ABD’li doktorlar yabancı hastanelerde tedavi görme fikri karşısında dehşete düşmüş olsalar da, Küba göz, kalp ve kozmetik ameliyatları için cazip bir sağlık turizmi mekânı haline gelmiştir. Uluslararası alanda JCI Akreditasyon Kuruluşu sayıları hızla artan uluslar arası hizmet veren hastanelerde sağlık turizmine teşvik eden etmenlerden olmuştur (3). Bir sağlık kuruluşunun JCI olabilmesi için ciddi denetimlerden geçmesi gerekmektedir. Bu da başka bir ülkeden gelecek olan bireylerin kuruma güven duymasını sağlamaktaydı.

İlerleyen zamanlarda sağlık turizmini geliştirmek için ciddi reklam kampanyaları başlatılmıştır. Bu çabalar sonuç vermeye başlamıştır ve en başta Tayland, Batılı ülkelere kıyasla çok düşük olan fiyatlarıyla kısa sürede plastik cerrahi için bir merkez haline gelmiştir. Tayland, Singapur ve Hindistan gibi sağlık turizmi durakları Uluslararası alanda JCI Akreditasyon Kuruluşu akreditasyonlarıyla meşru hale gelmiştir (3).

NİLAY ALDEMİR

Rönesans Dönemi Ve Sonrasında Sağlık Turizmi Kaynakça:(1)http://www.ozelhastaneler.org.tr/images/Documents/sanal%20k%C3%BCt%C3%BCphane/D%C3%9CNYA%E2%80%99%20DA%20VE%20T%C3%9CRK%C4%B0YE%E2%80%99%20DE%20SA%C4%9ELIK%20TUR%C4%B0ZM%C4%B0-2010.pdf
(2) (Şehsuvaroğlu, B.N., Anadolu Türklerinde Hasta Bakımı ve Hemşirelik Tarihçesine Bir Bakış, s. 241, İst. 1960)
(3) www.health-tourism.com/medical-tourism/history




Herkesten Önce Haberim Olsun !


Acil Bigilendirme Beni Arayın
Mail Bigilendirmesi Yapın
İletişim Bilgilerinize Ekleyin



Tags