Türkiye dünyanın saç doktoru oldu sayı 150 bini geçti. Erzuruma gelen hasta sayısı 4 bin hemde eften püften değil kafkasların en önemli organ nakil ve cerrahi müdahale merkezi ve başarılı, artık sadece göğüs büyütmeye değil kalp ve beyin ameliyatına geliniyor ülkemize.

Her işimiz gibi buda sonradan düzene sokulmaya çalışılan bir alan oldu. Sağlık Turizmi 2012 de teşvik kapsamına alındı, 2009 dan sonra kurumsal bir muhatabı oldu. Sonra gelen bürokrat giden bürokrat ne olduğunu anlayamadı. Sektörün başı döndü. 2015 te Turquality kapsamına alındı sonra genel müdürü değişti. Sonra konseyi kuruldu. Sonra bir sürü dernek fuar kongre seminer.
Geçen hafta iki şehirde iki tane de biz yaptık. Sektöre yön verelim bilgi verelim bazı konulara dikkat çekelim.

Dikkatimizi onlar başka bir yöne çektiler. Kaos büyüyor. Reklamın dijital mecralarda yapıldığı bu alanda dehşet bir mücadele ve rekabet var ve google ve facebook u zengin etmekten öteye gitmeyen bir noktaya gidiyor. Fiyat bazlı yapılan bu çalışmalar işi merdiven altına düşürmekte. Bu durumsa kalite marka ve Türkiye algısına zarar vermekte. Açık kalp ameliyatının fiyatının bin dolara düştüğü bir ülkede turizmden anladığımızı yabancıları bir otele kapatıp ülkenin tüm yiyeceklerini önüne serdiğimiz her şey dahil garabetinden çıkarmadan Sağlığı ve Sağlık turizmini de bu şekle sokmaktan korkuyoruz. Bir turizm kurumu var ki son on yıllarını aynı adam yönetiyor. Ülke her şey dahil çöplüğüne dönüyor. Rusya yı kaybediyoruz ona dayılanıyor. Almanya yı kaybediyoruz ona dayılanıyor. Yurtdışında dam gibi bir markalaşma kendi acenta ve dağıtım kanalı yada lobi çalışması bile yok. Ama ülkemiz turizmini yönetenler çok başarılıymış gibi sağlık turizmini de kendi bünyelerine almak istiyorlar. Sağlık Turizmini otel satmak bilet satmakla bir tutuyorlar. Sağlıkçılar da durum daha kötü bir kaç grup marka dışındakiler havaalanıi avm ve otellerde bir birlerini öldürecekler.

Bu yüzden bizce biran önce lokasyon branş ve hedef pazar çalışmaları yaparak doğrudan pazarlama ve marketing faaliyetlerini koordineli yapmak zorunluluğu ortaya çıkmıştır.

Çözüm mü?
Kümelenme; içer de destinasyonların belirlenmesi bizce birinci bölge ( İstanbul – İzmir – Antalya – Ankara – Denizli) ikinci bölge ( Kocaeli – Afyon – Trabzon – Eskişehir – Konya ) şeklinde olmalı. Bu çalışmayı yapan şehirler kendi markalaşma çalışmalarını Türkiye ile birlikte yapmalılar. Bu çalışmaya tüm ülke katılmalıdır. Bu çalışma yabancı dil bilen eleman, tanınmışlık, reklam çalışmalarını sağlamalı ve şehirde bu bilinci oluşturmalıdır. Bunların ayrıntılarına gireceğiz.

Sektörel Dış Ticaret Şirketi: Bu model sektörün paydaşlarının ortak hareket etmeleri için birleşerek oluşturacakları pazarlama şirketi modelidir. İstanbul Sağlık Turizm Sektörel Dış Ticaret Şirketi gibi bir yapılanma ile şehrin dahil olan işletmelerinin satışını bu şirketin yapmasıdır.

Bunları uygulamazsak kaynaklarımız vaktimiz ve umutlarımız boşa gidebilir.

Biz bu boşa gitmesin diye kervanın önündeki eşşek olmak zorunda kalabiliriz.

Umalım da ülkemiz bu işi de kendi dna sının dışında bir sistemle tıb biliminin sorumluluğu ve bilinci ile gerçekleştirsin…