Sağlık Turizmin Türkiye’deki Ekonomik Tarihi - İGEME

Sağlık Turizmin Türkiye’deki Ekonomik Tarihi

Okuma Süresi: 2 Dakika

Eski zamanlarda Türklerin inanışları ve dini yaşam biçimleri içerisinde büyüsel hareketlerle tedavi eden kişiler olduğu gibi, çeşitli doğal ve yapay maddeleri kullanarak ilaç oluşturup tedavi etmeye çalışan kişiler de bulunmaktaydı.

  1. ve 7. yüzyıllar arasında egemen olan Göktürkler halk sağlığına çok önem vermişlerdir: Beslenme ve hijyenine dikkat etmiş, yemekten sonra ellerini yıkamış, temiz havlu kullanmışlardır. 8. ve 14. yüzyıllarda Göktürkler ’in yerini alan Uygurlar mistik düşüncelere önem vermiş, tedaviyi önde tutmuşlardır. Uygurlar hastaneler kurmuş, yolcu ve seyahat edenlerle fakirlere parasız barınmalarını sağlayan hayır kurumları yaptırmışlardır. Uygurlar, bitki ve hayvansal kaynaklı maddelerden çeşitli ilaçlar hazırlayıp yara tedavilerinde kullanmışlardır.
  2. yüzyıldan itibaren Müslüman olmaya başlayan Türklerin kurdukları devletlerde de Tolunoğulları, Karahanlılar, Türkistan’da Samanoğulları, Afganistan’da Gazneliler, Maverahünnehir’de Harzemşahlılar dönemlerinde Yusuf Has Hacip, Razi, Farabi, Biruni, İbni Sina gibi İslam ve batı tıbbını etkileyen Türk hekimler yetişmişlerdir. Bu dönemlerde Endülüs Emevi Devleti bilime önem vermiş, ilk tıp fakültesini kurarak tedavi alanında ilerleme göstermişlerdir. Bu ülkede yetişen bilim adamlarının Avrupa’ya ilim yaydığı söylenmektedir.
  3. yüzyılda Selçuklu Türkleri Anadolu’ya geldiklerinde Bizans saray mensuplarının faydalandığı kaplıcaları onarmış ve yenilerini inşa etmişlerdir. Türkler, Romalıların sadece havuzlardan ibaret olan tesislerini akarsulu farklı yıkanma yerleri yaparak yeni bir model geliştirmiştir. Osmanlılar zamanında Anadolu’da kaplıca kullanımı ve inşası en üst noktaya ulaşmıştır. Emevi, Abbasi, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde özellikle İslam dininin ortak zemin oluşturulması nedeniyle temizliğe büyük önem verilmiş, koruyucu sağlık hizmetleri yaygınlaştırılmış, sağlıkta odaklanma uygulamaları ön planda tutulmuştur. Özellikle kaplıcalarda tedavi ve belli bir sistem içerisinde sağlık hizmeti sunulmuştur. Osmanlı ve Selçuklu döneminde hastaneler vakıf yoluyla kurulmuş ve işletilmiştir. Hasta kişi tedavi olduktan sonra gerekirse vakıf tarafından misafir edilerek bazı ihtiyaçları karşılanmıştır. Cumhuriyetin ilanından sonra, Türkiye’de turizm çalışmalarına verilen önem artmış, termal turizm alanında ilk düzenli çalışmalara da başlanmıştır.

Türkiye’de, kaplıca hekimliğinde ilk bilimsel adım Atatürk tarafından atılmış, tek tıp fakültesi olan İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde 1938 yılında hidro-klimatoloji kürsüsü kurulmuştur. Böylece kaplıca hekimliğinin temelleri atılmıştır. 20. yüzyılda dünyada üniversitelerde bu konuda eğitim verilmiş ve tıbbi araştırmalar yapılmaya başlanmıştır. Toplumun büyük bir kısmı farklı bir yere sağlığını geri kazanmak için turizm faaliyetine başlamıştır. Sağlık için yapılan turizmde göze çarpan ülkelerin öncüsü olarak; Hindistan, Türkiye, Malezya, Singapur, termal turizmindeyse Almanya, Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Avusturya ve Maldivler öne çıkan ülkeler olmuştur.




Herkesten Önce Haberim Olsun !


Acil Bigilendirme Beni Arayın
Mail Bigilendirmesi Yapın
İletişim Bilgilerinize Ekleyin



Latest posts

Tags