Teşviklerin, bireysel girişimcilere, gerçek ve tüzel şirketlere, işbirliği kuruluşlarına, STK’lara çeşitli faydaları vardır. Bunlar nakit akışı, istihdamın artırılması, Ar-Ge yardımları gibi doğrudan olduğu gibi, organize sanayi bölgesi kurulumu ya da ulaşımın geliştirilmesi gibi dolaylı yollardan da olabilir. Teşviklerin kişilere, şirketlere, işbirliği kuruluşlarına ve  devlete olan faydalarına ayrı ayrı bakalım.

 Öncelikle bireysel girişimcilere olan faydasından başlayalım. Devlet desteklerinin bireysel girişimcilere,birikimlerini değerlendirme açısından faydası vardır. Özellikle KOSGEB bünyesinde verilen  girişimcilik destekleri ile kişiyi, birikimini kendi iş yerini açması için cesaretlendirmektedir.

 Devlet desteklerinde asıl hedef olan firmalara verilen destekler çok çeşitli olmakla beraber, toplumsal ve ekonomik olarakfaydası çok geniştir. Bir  firmanın kuruluşundan dünya çapında marka olana kadar her aşamasında devlet desteklerinden yararlanma imkanı vardır. Firmanın üretimini artırmaya yönelik olarak makine-teçhizat ve istihdam destekleri, ihracatını artırmaya yönelik olarak ihracat destekleri, yatırımlara yönelik olarak yatırım destekleri, ürün geliştirmeye yönelik olarak ar-ge ve inovasyon destekleri, faiz ödemekte zorlanan firmalara kredi faiz desteklerini devlet teşviklerine örnek olarak verebiliriz. Bunlar firmaların faydalanabileceği başlıklardan bir kısmı.

         İşbirliği kuruluşları ise, sektörünü ve sektöründe bulunan firmaların kendilerini geliştirmeleri ya da sektör ve firmalarının tanınırlığını artırıcı faaliyetlerinde devlet tarafından desteklenerek fayda sağlayabilmektedir.

Devlete gelince, her ne kadar para dağıtan kısım gibi görünse de sonunda kârlı çıkan taraftır. Devlet, sıfırdan bir firma kurulmasını sağlayarak yeni vergi kaynağı bulur, ülke üretimi artırır ve yeni istihdam alanı oluşturur. Sonrasında bu firmalara üretimi ve istihdamı artırıcı desteklerde bulunarak firmaların ayakta kalmasını sağlar ve vergi kapılarını açık tutar. Ar-ge ve inovasyon destekleriyle daha nitelikli ürünler üreten firmalara sahip olur. Markayı geliştirmeye yönelik destekleri ile dünya çapında markalara sahip olur. Kısacası devlet para veriyor gibi görünse de kasa mantığıyla her zaman kazanan taraf olur.