2014 sonunda yayınlanan Türk Ticaret Merkezleri’nin kurulmasına ilişkin yönetmelik 2015 yılı mayısında son haline getirildi.  Son 2 yıldır herkesin aklında Türk Ticaret Merkezi kurmak var. Özellikle yurt dışında ihracat gücünün kazanılması için verilen devletin destekleri sağmal inek gibi görülmemeli. Bu düşünce ile herkesin TTM’leri kurma enflasyonu yaşanıyor.
Bu sistemdeki en büyük hatanın da Teşvik Mevzuatı gereği kurulacak bu şirketlerde İhracatçı Birlikler yada TİM in ortak olma zorunluluğunu görüyorum. 365 gün Fuar mantığı üzerinden kurgu yapmak ve bunların sonunda depodan bozma, showromlar açarak yada şehrin dışında yaşamayan komplexlere dönüşmesin.
17 yıldır bu konu üzerinde çalışmalar yapan yorumlar yapan yurt dışı ve yurt içinden bu konuya meraklı herkesimle görüşen biri olarak bir kaç uyarıda bulunma gereği hissettim. Burada amacımız devletin rüzgar olarak düşünerek vereceği teşvikleri halkın parası olarak gören biri olarak doğru değerlendirilmesi hassasiyeti ile ukalalık yapıyorum Mazur görünüz.

365 gün fuar mantığı yanlıştır. 
Fuarlar kısa zamanda sektörün tüm örneklerini, teknolojisini ve dündemini belirleyen ve sektörün tüm temsilcilerini bir araya getiren operasyonel bir organizasyondur. Sektör kısa sürede fokuslandığı bu çalışmaya gerekli hassasiyeti gösterir. Fuarlar yoğun reklam, PR, Basın ve tanıtım çalışmaları ile ve promosyonlarla desteklenerek gerekli hassasiyet sağlanmaya çalışmaktadır. İnternet ve dijital pazarlama çalışmalarının geliştiği günümüzde bu fuarlara kim gidecektir.

 

Sektörel mi?
Hangi sektör, hangi sektör ortakları ile oluşturulan birlik sadece kendi grubundan firmalarla mutlu olacaktır. Yurtiçinde başarılı örneklerin sadece mobilya ve imalatta yaşandığı bu çalışmalarda Yurtdışında AWM mantığında bir çalışma yapmazsanız başarılı olmazsınız.

Hangi Ülke, Hangi Sektör, Hangi yönetim
ihracatçı birliklerimiz ve odalarımız da ki bitmek tükenmek bilmeyen iktidar kavgası ve padişah sistemi ile yönetilen organizasyonların yeni kurbanı olmaktan kurtulması için kurulan şirketlerin kar, katılım, ziyaret sayısı, firmaların belirlenmesinde uygulanacak usul ve esaslar neler olacak. sorularının düşünülmesi gerekmektedir.

Bunlar sorunların başlıcaları; hep kızdığınız sürekli eleştirenlerden olmayalım ki bu tesislerin doğru kurulması için neler olması gerektiği fikrimizi de belirtelim.

Açarız kaparız bir birimize bakarız. Sonucunun doğmadan bu çalışmaların yapılabilmesi için başarılı olması için ne yapılmalı.
1: isim Türk Ticaret Merkezi yerine Türk Ticaret ve Yaşam Merkezi yada Türk Ticaret ve Kültür Merkezi olmalı
Buna uygun bir şekil olmalı

2: Sinema – Retaurant – Cafe – Sergi Salonu (defile, mini fuar – sanat sergisi olmaya müsait) ofis,

3: Çalışanların tamamı yerel ülkenin istihdamı olmalı

4: 2,000 m2 den daha az kapalı alanlı yer kabul olmamalı

5: 3 kategoride olmalı ( büyüklük ve niteliğe göre)

6: Bazı ülkelerde sektörel nitelikli olmalı ABD ( Mermer ve Doğal Taş)

7:Her ay bir kurs organizasyonu ve Workshop organize edilmeli

8. Entellektüel çevrelerin ve ülkenin sanatının yer alması sağlanmalı

9: Kurulduğu ülke entellektüeli ile sanat, spor, edebiyat, kültür dünyasının çekim merkezi olmalı

10: Belli bir optimizasyon sağlanmalı ve bazı bölgelerde yoğunlaşma olmamalı

11: Türkiye’deki tüm sivil toplum kuruluşlarının TTM kurulu olduğu ülkedeki muadil kuruluşlarla organizasyonlarını bu mekanda yapması sağlanmalı

12: Günlük ziyaret ve hedef pazar çalışmalarına uygun etkinlikler dışında Özel bir yayın organı ile reklam çalışmaları yapılmalı

daha çok birikmiş uyarılar var… kurmak isteyenleri İGEME ve Murat Işık olarak tecrübe ve düşüncelerimizi paylaşmak için bekliyoruz