Hastane alt yapıları ve donanımların yüksek kalitesi, hastanelerin sahip olduğu uluslararası akreditasyonlar, hekimlerin eğitim düzeyinin Batı strandartlarında olması, düşük maliyet, geleneksel turizm çekiciliği, tesis standartlarının tüm dünya ile yarışabilecek kapasitede olması, devletin bu konu ile ilgili kanuni çalışmaları ve destekleri gibi sıralayabileceğimiz spesifik unsurlar Türkiye’yi önemli bir sağlık turizmi markası haline getirmiştir.

Ama yapılması gerekenlerden de yok değil. Örneğin; sağlık turizmi kanuni anlamda karmaşadan kurtarılmalı en kısa sürede tek bir çatı altında organize edilmelidir. Bu organizasyon şekli içerisinde sağlık turistinin karşılaşabileceği her türlü problemin çözülebileceği bir kurum oluşturulmalıdır. Ayrıca potansiyeli büyük ülkelerden, Türkiye’ye gelebilecek hastaların, bulunduğu ülke sebebiyle yaşayabileceği, vize problemlerinin çözülmesi sağlık turizminin büyümesi için önemlidir. Sınır komşularımızda, hasta hareketliliği olabilecek bölgelerde sağlık turizmine yönelik çalışmalar yapılmalıdır.

Bunlara ek olarak; sağlık turizminde tek unsur sadece doktorlar değildir. Bu yüzden sağlık turisti ile kontak kurmak zorunda kalacak her personel konu ile alakalı eğitilmelidir. Kurumda ki güvenlik görevlisinden, temizlik işçisine kadar bu durum üzerine durulmalıdır. Ayrıca sağlık turizmi yapmak isteyen acentaların da alanla ilgili çalışmalarını spesifikleştirmesi gerekmektedir. Zira sağlık turizmi pazarlamak ile kültür turizmini pazarlamak aynı şey değildir. Buna ek olarak hedef pazar çalışmaları yoğunlaştırmalı yani sadece e-çözümlerle hareket edilmemeli mesela uluslararası programlarla sağlık turisti getirmek için farklı çalışmalar yapılmalıdır.