Turquality neydi… İyilikti… Teşvikti… Turquality emekti…

Durursam bir daha markalaşamam.

Ziyanı yok globalleşsen yeter.

Hala markalaşamadıysam günah mı?

Elinden tuttum sıcacıktı, kesesi elimdeydi sanki…

Elinden tutsam alıp markalaştırır mı beni?

Seninim işe markalaştırsana beni…

Elveda Turquality markam… global firmam… al teşviklim… elveda….

Çok güzel olmadı belki ama olsun. Zaten şiire yeteneğimin olduğu da pek söylenemez. Hala yukarıdaki yazıyı çıkaramadım diyen varsa söyliyim. Türk sinemasının klasiklerinden Selvi Boylum Al Yazmalım filminin meşhur sahnesi. Sevgi neydi, iyilikti… dostluktu… Sevgi emekti diye başlayan sahnesi.

Bu aralar TURQUALİTY bilmecesine baktığımda tam olarak gördüğüm. Birbirinden kopmak istemeyen ama kopmak zorunda olan iki sevdalı.

Takip edenler bilir. Ekonomi Bakanlığı’nın ülkenin önde gelen markalarına sınırsız diye tabir edebileceğimiz bir destek var . TURQUALİTY. 2004 yılında ilk adımları atılan bu destekte Türkiye’nin önde gelen firmalarının markaları, dünya çapında Türk markalarının yaratılması için milyonlarca dolar ile destekleniyor ya da besleniyor. Sistem düşünce ve uygulama olarak gerçekten güzel ama, tek bir sıkıntısı var. O da 10 senelik bir süre ile destekleniyor olmaları.

Geçtiğimiz günlerde bu muhteşem desteğin ilk yararlanıcıları artık TURQUALİTY’den emekli olmaya başladılar, tabii emekli olmak o kadar da kolay değil. Devlet yardımları ile yurt dışında yaptıkları bir çok yatırım mevcut ve bunları finanse etmek o kadar da kolay olmuyor. O yüzden emekliliği gelen firmalar destek kapsamı dışında kalmak istemiyorlar. Haklılar da.

Peki devlet artık bu markaları desteklemek istemiyor mu? Hayır. Aslında devlette kapsam dışında kalan markaların bu desteklere hala ihtiyacı olduğunun farkında ve bu desteği sürdürmek istiyor. Sıkıntı zaten destek vermek değil, desteği nasıl vereceğini bilememek.

Velhasılıkelam, iki tarafta çileli. Umuyoruz bu işin sonu filmi gibi bitmez ve sevenler birbirine kavuşur, ayrı yollara gittiklerini değil, o meşhur kamyonetin üstünde geleceğe umutla bakan çiftler olarak görürüz.