Kelime olarak ilk defa John Stuart Mill tarafından kullanılan distopya, gelecekte olabilecek olumsuz toplumları tanımlamak için kullanılır. Ütopik toplum anlayışının antitezi olarak kullanılan distopya, otoriter ve baskıcı bir sistem olarak ifade edilir. Olumsuz bir geleceği, kötü bir hayatı ifade etmek için kullanılan bu kelime Yunanca kökenlidir.

Bugün öğrencilere ödev verilmiş gelecekte eğitim, sağlık, sanayi, bilim, bilinmeyen meslekler nasıl olacak. Düşünüyorum da biz neden iş teknik dersini bıraktık. Neden şebekesiz hayatları düşünmedik. Şebeke dışı denen ilk insanın yaşamsal savaşı için neden hazırlık yapmadık.

İnsan oğlunun en enteresan tarafı da bu yaşadığı felaketler döngüsüne rağmen rahata okadar alışık ki. Unutmaya o kadar fokuslanmış ki. İnsanın bu özelliği hep ütopya peşinde koşuyor. Hiç karanlık tablo çizenler, tedbir, tasarruf, çalışmak önerildiğinde ise hiç birimiz burnumuzun ucundaki gerçeği göremeyiz. Kalkıp eyleme geçmeyiz. Yıllardır bunun kısa yolu var mı? Kolay yolu var mı? diye sorarız. Ama oyun teorisi bilim ve yaşam arasındaki döngüde hiç kimse karanlık tablonun parçası olmak istemiyor.

Yarın ne olacak. Şehirde hayat %70 oranında düştü. Sokakta 25 milyar dolarlık sokakta yeme sokaktan yeme ekonomisi ve 50 Milyar dolarlık turizm ekonomisi, aylık 15 milyar dolarlık ihracat ekonomisi durdu. Dahası bazı makineleri açmak pahalıdır ve onu kapatmak daha pahalı olabilir. Sanıyor ki insanlar aylık maliyet bölü otuz karantinadaki günle çarp kayıp ortada. Öyle olmadı olmayacak. Sadece karantinada kalmak, çocuk, boşanma ve kiloyu artırmayacak. İşsizliği, ekonomik durgunluğu vs vs. Bir çok şeye sebep olacak. Buna uygun çözüm önerisi olan psikolog yada ekonomist bile yok.

Linkedin de satış uzmanına sordum ne yapalım diye her gün söylenen bir kaç şeyi söyledi. Dedim “KORONA” dedi komaz bize…

El yıkama, 65 yaş, Erteleme, Sokağa çıkma, sonra sonrası yok…

Futurizm ve oyun teorisi bu yüzden var. Kırmızı kitap bu yüzden önemli. Hayır yarın gene unutacağız 50.000 vatandaş ölünce ne yaptık ki depremde korona da ne yapacağız.

Off sıkıldım… Karanlığı hepimiz görüyoruz. O zaman şimdi çözüm önerilerine başlayalım.

1- Eğitim için “ÖĞRETMEN SİRİ” leri “Öğretmen Sude” lerle nasıl hayata geçireceğiz.

2- Şebekesiz yaşam ve kendi hayatta kalma ohal’imiz için yaşam yetenek eğitimleri nasıl olacak,

3- Tarım üretimi ve aile çiftliklerinin bir an önce yaşamsal şekilde hayata geçmesi için ne yapacağız.

4- 65 yaşındakiler 75 yaşına ve 85 yaşına girdiğinde onlara nasıl bakacağız, hak ettikleri sağlıklı yaşamı nerede vereceğiz

5- COVİD 19 – Ekonomi Koruma kalkanı 19 madde yerine COVİD 20 – EKONOMİK KORUMA KALKANI 20 maddelerde ne olacak

6- Hedef İhtiyaç akçesi 100 Milyar dolar Acun ve TV8 ile mi toplanacak.

7- Topluca bir silkelenme ve dostluk için neler yapabiliriz.

8- Satranç hayatımıza ne zaman girecek, oyun teorisi işimizin merkezine nasıl oturacak…

Bu arada İstanbul Cevizli deyim 65 yaş üstü ihtiyaç sabipleri için yardıma hazırım 0543 216 22 36 arayın alınacaklar için gelelim. Sizleri seviyoruz. Boş boğazların lafına bakmayın siz…

Evde Kal Mutlu Kal. Geleceği düşün Bir fikirde sen yak.

#igeme #ihracat #gatefotec #medicalinturkiye