Kaizen, sürekli iyileştirme anlamına gelen Japonca bir kelimedir. Japonca’ da iki karakterden oluşur: ‘değişim’ anlamına gelen kai ve ‘iyi’ anlamına gelen zen. CEO’dan ön büro çalışanına kadar her insanın düzenli olarak işini değerlendirdiği ve onu geliştirmenin yollarını düşündüğü bir şirket kültürünü tanımlamak için kullanılır. Kavram, düzenli olarak küçük adımların zamanla büyük gelişmelere neden olacağını ifade etmektedir.

Kaizen , ‘hızlıca’ değil yavaş ilerlemiş bir süreçtir. Geliştirmeler, çalışmayı yapan kişi tarafından değil, bir dış değerlendirme ekibi tarafından önerilir.

Kaizen’i Nasıl Uygularsınız?

Kaizen’in bir düşünce tarzı olduğuna dikkat etmeniz önemlidir, tamamlanması gereken bir proje değildir. Bunu uygulamak için tüm çalışanlar Kaizen konsepti üzerine eğitim almalı ve bir değişikliği uygulamadan önce yapmaları gereken şey açısından bazı yönergelere sahip olmalıdır. Örneğin, bir ofis çalışanının herhangi bir tartışma yapmadan evrak işlerini değiştirmesi iyi olabilir. Yine de, üretim sürecindeki bir değişiklik, birden fazla ekip üzerinde etkili olabilir ve uygulanmadan önce etkilenen tüm taraflarla tartışılmalıdır. Buna ek olarak, çoğu üretim aşamasında güvenlik düzenlemelerine tabi olacak ve doğru performans hakkında ayrıntılı dokümantasyona sahip olacak ve bunlar bir değişiklik yapılmadan önce yerine getirilmelidir.

Ayrıca, yönetimin eğitilmesi ve çabanın arkasında olması önemlidir. Kaizen, iyileştirmeler ve değişiklikler için çok daha fazla öneri getirir ve mevcut üretim sürecinde öğeleri hızlı bir şekilde taşımaya yönelik katı bir odaklanma noktasından uzaklaşır.

Kaizen Modelinin Avantajları

Yinelemeli Gelişmeyi vurgular

  • Sürekli Entegrasyonu destekliyor
  • Atıkları azaltmaktadır
  • Bireyleri güçlendirir
  • Çok Yönü karar vermeyi vurgular

YAZAR: BETÜL EYUBOĞLU